İşini iyi yapıyorsun. İnsanlar senden yardım istiyor, zor işlerde sana geliyor, bir şey aksadığında çözümü senden bekliyor. Buna rağmen terfi konuşulduğunda başka biri öne çıkıyor. Yeni bir proje başladığında fikrin kullanılıyor ama masanın merkezinde sen yoksun. Bir süre sonra insanın aklına doğal olarak ben bu kadar şey yaparken neden görünmüyorum? diye de bir sormak gerekiyor.
Kariyerde görünürlük yalnızca başarılı olmakla oluşmuyor. Yaptığın iş kadar, o işle birlikte kurum içinde nasıl bir pozisyon oluşturduğun da önemli.
Doğum haritasında kariyer görünürlüğünü incelerken benim ilgilendiğim yer tam olarak burası. Kişinin potansiyelini görmek yetmiyor. O potansiyelin iş hayatında nasıl kullanıldığına, nerede geri çekildiğine ve hangi ilişkiler içinde gücünü başkasına bıraktığına bakıyorum.
Kariyerde görünürlük ne demek?
Görünürlük bazen yanlış anlaşılıyor. Her toplantıda konuşmak, sürekli kendinden bahsetmek ya da yöneticinin çevresinde dolaşmak görünürlük değildir.
Profesyonel görünürlük, ürettiğin değerin senin isminle eşleşmesidir. Gerçekten bir marka olup olmaman fark etmeksizin adeta o ürettiğin değerle iş yerinde kişisel markalaşmandır.
Bir problemi çözdüğünde insanların o çözümün senden geldiğini bilmesi, uzmanlığının belirli bir alanla eşleşmesi, önemli bir konuda fikrine başvurulması, karar verilen masalarda bulunman ve başarı ortaya çıktığında katkının tanınması bunun parçalarıdır. Bu nedenle çok çalışmak ile görünür olmak birbirine eşdeğer şeyler değil.
Hatta bazı insanlar çok çalıştıkları halde giderek daha görünmez hale gelir. Her işi üstlenir, krizleri sessizce çözer, başkalarının açığını kapatır ve sistem için son derece kullanışlı hale gelirler. Fakat aynı süreçte kendilerine ait profesyonel bir alan oluşturamazlar. Bir noktadan sonra kişi değer üreten kişi olmaktan çıkıp işleri halleden kişi olarak kodlanabilir.
İkisi kariyer açısından bakılınca çok farklı algılar.
Doğum haritasında kariyer görünürlüğüne nasıl bakılır?
Astrolojide kariyer ve toplumsal görünürlük denildiğinde MC ve 10. ev doğal olarak önemlidir. Güncel astroloji içeriklerinde de MC ve 10. ev; kariyer, statü, kamusal rol ve görünürlükle birlikte ele alınıyor.
Ben burada okumayı genişletiyorum.
Çünkü güçlü bir 10. ev göstergesi kişinin iş ortamında otomatik olarak kendini doğru konumlandıracağı anlamına gelmez.
Güneş, kişinin kendi merkezini ve ortaya koyduğu kimliği nasıl taşıdığını gösterir.
Merkür, fikrini nasıl ifade ettiğini ve zihinsel üretimini nasıl görünür hale getirdiğini anlatır.
Mars, rekabet, mücadele ve alan açma biçiminde önemlidir.
Satürn, otoriteyle ilişkiyi, sorumluluğu ve kişinin kendine verdiği profesyonel yetkiyi etkileyebilir.
Plüton devreye girdiğinde güç, kontrol, rekabet ve kişinin bulunduğu ortamdaki güç değişimlerine verdiği tepkiler daha belirgin hale gelebilir.
MC, 10. ev, bu alanların yöneticileri ve gezegenler arasındaki açılar birlikte okunduğunda çok daha kişisel bir hikâye ortaya çıkar.
Benim Astrostrateji’de aradığım şey de bu hikâyenin iş hayatında hangi davranışa dönüştüğü ve her gösterge de her doğum haritası için aynı derecede öneme sahip değildir. Neyin kişi için önemli olduğu profesyonel analizle anlaşılır.
Haritada görünürlük var ama sen onu kullanıyor musun?
Burası benim en sevdiğim ayrımlardan biri.
Bir insanın haritasında dikkat çekme, liderlik etme veya güçlü bir profesyonel kimlik oluşturma kapasitesi oldukça belirgin olabilir. Aynı insan günlük iş hayatında sürekli başkalarının arkasında kalabilir.
Çünkü potansiyel ile davranış her zaman aynı yönde çalışmaz.
Toplantıda iyi bir fikrin vardır ama söylemek için doğru anı beklersin.
Söylediğinde fikrini fazla açıklayarak gücünü dağıtırsın.
Başarı elde ettiğinde kendinden bahsetmeyi itici bulduğun için sonucu ekibe mal edersin.
Bir projeyi fiilen yönetirsin ama resmî sorumluluğu istemezsin.
İnsanlar senden sürekli destek alır fakat sen aynı insanlardan kendi kariyerin için alan istemezsin.
Sonra bir başkası gelir. Senden daha fazla bilmiyor olabilir. Fakat ne yaptığını, ne istediğini ve hangi alanın kendisine ait olduğunu daha net gösterir. Eee haliyle organizasyon da onu görür.
Fazla faydalı olmak bazen seni merkezden uzaklaştırır
İş hayatında görünmezliğin en ilginç biçimlerinden biri budur.
Kişi kendisini vazgeçilmez hale getirdiğini düşünürken aslında destek rolünü güçlendiriyor olabilir.
Herkesin sorununu çözmek, sürekli erişilebilir olmak, başkasının eksik bıraktığı işi tamamlamak ve kriz çıktığında devreye girmek ilk bakışta profesyonel değer yaratır.
Uzun vadede ise başka bir soru ortaya çıkar: İnsanlar senin uzmanlığına mı ihtiyaç duyuyor, yoksa senin her şeyi üstlenmene mi alıştı?
Bu ayrım kariyer pozisyonunu değiştirir.
Astrostratejik okumada özellikle burada kişinin haritasındaki hizmet, sorumluluk, onay, rekabet, sınır ve görünürlük temalarının birbirleriyle nasıl çalıştığına bakarım.
Çünkü bazen kariyer problemi yetenek eksikliğinden değil, kişinin yeteneğini sürekli başkalarının pozisyonunu güçlendirecek şekilde kullanmasından doğar.
Başarını sahiplenmek neden bu kadar önemli?
Bazı insanlar başarılarını anlatırken ciddi biçimde rahatsız olur.
“Zaten görevimdi.”
“Hep beraber yaptık.”
“Çok önemli bir şey değildi.”
“Ben sadece yardımcı oldum.”
Bu cümleler sosyal olarak mütevazı görünebilir. Sürekli tekrarlandığında profesyonel kimliğin hakkında çevrene bilgi verir.
Sen kendi katkının değerini küçültürken karşındaki insanların onu senin adına büyütmesini bekleyemezsin.
Bu nedenle kariyer görünürlüğünde başarıyı sahiplenme kapasitesi önemlidir. Sahiplenmek başkasının emeğini yok saymak değildir. Kendi emeğini de hikâyeden çıkarmamaktır.
İş hayatında görünmezlik nasıl güç kaybına dönüşür?
Görünürlük yalnızca tanınmakla ilgili değildir. Organizasyon içindeki güç dağılımını da etkiler.
Kimin fikri dinleniyor?
Kim toplantıya çağrılıyor?
Yeni bir fırsat doğduğunda ilk kimin adı geliyor?
Kimden onay bekleniyor?
Kimin uzmanlık alanına müdahale etmek daha zor?
Bunların hepsi profesyonel konumun parçalarıdır.
Uzun süre görünmez kaldığında yalnızca alkışı kaçırmazsın. Karar alanlarından da uzaklaşmaya başlayabilirsin.
Burada daha önce AstroDelga’da ele aldığım iş hayatındaki görünmez güç oyunları devreye giriyor. Bir kurum sana ihtiyaç duyabilir ve aynı anda seni karar mekanizmasının dışında tutabilir. Bu iki durum birbirine aykırı değildir. AstroDelga’nın mevcut içerik evreninde bu konu zaten güç yönetimi ve geri planda tutulma üzerinden ele alınıyor.
Her görünürlük biçimi sana uygun olmak zorunda değil
Doğum haritasının burada sevdiğim taraflarından biri de herkesi aynı kariyer karakterine dönüştürmeye çalışmaması.
Bazı insanlar sahnede güçlenir.
Bazıları uzmanlığıyla.
Bazıları konuşarak.
Bazıları karar vererek.
Bazıları kriz anlarında.
Bazıları belirli bir konuda referans kişi haline gelerek.
Bu nedenle kişinin görünürlüğünü başka birinin davranışlarını kopyalayarak kurmasını çok verimli bulmuyorum.
Haritada hangi görünürlük biçiminin doğal çalıştığını gördüğümüzde strateji değişir.
İçe dönük bir insanın bütün ofisin önünde sürekli kendini göstermesine gerek olmayabilir. Fakat yaptığı işin sonucunu doğru kişiye doğru biçimde aktarması gerekir.
Çok güçlü iletişim becerisi olan biri ise sürekli konuşmasına rağmen kendi uzmanlık alanını tanımlayamıyorsa yine görünürlüğünü dağıtabilir. Görünmek ile yer kaplamak aynı beceriler değildir unutma.
Astrostrateji kariyer görünürlüğüne nasıl bakıyor?
Astrostrateji’de doğum haritasını kişinin hayatından bağımsız bir semboller listesi olarak okumuyorum.
Haritada gördüğüm bir kombinasyonun gerçek hayatta nerede çalıştığını arıyorum.
Kişi toplantıda ne yapıyor?
Otorite karşısında nasıl davranıyor?
Rekabet hissettiğinde geri mi çekiliyor, saldırganlaşıyor mu?
Başarısını ifade edebiliyor mu?
Kendi alanını koruyor mu?
Fikrinin arkasında duruyor mu?
İnsanların kendisine biçtiği rolü kabul mü ediyor, yoksa profesyonel pozisyonunu kendisi mi tanımlıyor?
Aynı astrolojik gösterge iki insanın hayatında farklı davranışlarla ortaya çıkabilir. Bu yüzden benim için haritayı bilmek başlangıçtır. Haritadan strateji üretebilmek ise başka bir çalışma biçimidir.
Kariyer görünürlüğünü değiştirmek nereden başlar?
Önce kendine basit birkaç soru sor.
İş yerinde insanlar beni hangi konuda tanıyor?
Yaptığım işlerin hangileri doğrudan benim ismimle eşleşiyor?
Son altı ayda ürettiğim önemli sonuçları yöneticim biliyor mu?
Başkalarının sorumluluğunu ne sıklıkla üstleniyorum?
Fikrim kullanıldığında o fikrin sahibi olarak görünür kalıyor muyum?
Yeni bir sorumluluk istediğimi açıkça söylüyor muyum?
Bulunduğum yerde değer mi üretiyorum, yoksa sürekli başkalarının üretebilmesi için alan mı açıyorum?
Bu soruların cevapları bazen doğum haritasındaki göstergelerden bile önce problemi görünür hale getirir.
Sonra haritaya baktığımızda kişinin neden sürekli aynı noktada zorlandığını daha net okuyabiliriz.
Çünkü kariyerinde görünür olmak için başka birine dönüşmen gerekmiyor. Kendi değerinin organizasyon içinde nerede duracağını belirlemen gerekiyor.
