Doğum Haritasında Otorite Figürleri: Patronlarla Neden Aynı Döngüyü Yaşıyorsun?

5–8 dakika

read

İş değişiyor, şirket değişiyor e haliyle yönetici de değişiyor okey. Ama bir süre sonra kendini yine benzer bir ilişkinin içinde buluyorsun değil mi?

Bir yönetici seni sürekli kendini kanıtlamak zorunda hissettiriyor. Bir başkasının yanında bildiklerini söylemekte zorlanıyorsun. Bazen fazla sorumluluk alıp karşılığında yeterince alan elde edemiyorsun. Bazen de otorite olarak gördüğün biriyle en küçük fikir ayrılığı bile hızla güç savaşına dönüşüyor.

Hal böyle olunca insanlar değişirken hikâye fazla benzer kalıyorsa, kişinin otoriteyle nasıl ilişki kurduğuna bakmak gerekir.

Doğum haritası burada oldukça ilginç şeyler anlatabilir. Fakat patronlarla ilişkiyi anlamak için haritada tek bir ev veya gezegen aramak yeterli değildir. Her doğum haritasında ağırlık merkezi başka bir yerde olabilir. Ben Astrostratejik okumalarımda tam olarak bu perspektifle ilerliyorum.

Doğum haritasında otorite figürleri nasıl okunur?

Kariyer söz konusu olduğunda 10. ev, MC ve yöneticileri elbette önemlidir. Fakat bir insanın iş hayatındaki güç ilişkilerini anlamak için haritanın tamamındaki bağlantılara bakmak gerekir.

Satürn kişinin otorite, sorumluluk ve sınırlarla kurduğu ilişkide önemli olabilir.

Güneş kişinin kendi iradesini ve merkezini nasıl taşıdığını gösterebilir.

Mars mücadele etme, rakipleri alt etme ve karşı koyma biçimini anlatabilir.

Merkür düşüncenin nasıl ifade edildiğini gösterirken, Plüton’un belirgin olduğu bazı haritalarda kontrol ve güç temaları çok daha görünür hale gelebilir.

Fakat bunların hiçbiri tek başına yeterli değildir.

Çünkü haritada önemli olan yalnızca hangi gezegenin nerede bulunduğu değil, o gezegenin haritanın geri kalanıyla nasıl bir ilişki kurduğudur.

Bu nedenle aynı Satürn yerleşimini gördüğüm iki kişiye aynı yorumu yapmam. Yerleşim aynı olsa da kombinasyonlar aynı şeyi söylemiyordur çünkü.

Aynı gösterge neden herkeste aynı sonucu vermiyor?

Astrolojiyi formüller üzerinden okumaya başladığında iş kolay görünür.

Satürn eşittir otorite problemi.

Mars eşittir çatışma.

Plüton eşittir güç savaşı.

Güçlü 10. ev eşittir başarılı kariyer. Ama doğum haritası bu kadar düz çalışmaz.

Bir insan yöneticisinin yanında sessizleşebilir çünkü çatışmadan kaçınıyordur. Başka biri aynı davranışı kendi bilgisinden emin olmadığı için gösterebilir. Bir başkası ise karşısındaki kişiye gereğinden fazla otorite yüklediği için kendi alanından geri çekilebilir.

Dışarıdan baktığında üçü de geri planda duruyor.

Fakat üç farklı haritada aynı davranışın arkasında üç farklı dinamik bulunabilir.

Astrostratejik bakışın önemli olduğu yerlerden biri burasıdır. Haritada tek bir göstergeyi yakalayıp onun üzerinden bütün hikâyeyi kurmak yerine, göstergelerin birbirini nasıl değiştirdiğine bakarım. Neticede strateji ancak kişinin kendi haritasındaki mekanizmayı anladığımızda anlamlı hale gelir.

Patronun yanında hangi versiyonuna dönüşüyorsun?

Bence iş ilişkilerinde sorulabilecek en iyi sorulardan biri bu.

Bazı insanlar yöneticisinin yanında olduğundan daha çalışkan hale gelir. Sürekli değerini kanıtlamaya çalışır.

Bazıları küçülür. Normalde rahatlıkla söyleyeceği bir fikri söylemeden önce defalarca düşünür.

Bazıları ise tam tersine otorite hissettiği anda mücadele pozisyonuna geçer. Her müdahaleyi kendi alanına yönelik bir tehdit gibi algılamaya başlayabilir.

Bir başkası yöneticisinin ihtiyaçlarını o kadar iyi okumaya alışmıştır ki zamanla kendi profesyonel ihtiyaçlarını geri plana atar.

Bunların hepsi kişinin iş hayatındaki konumunu etkiler.

Çünkü otoriteyle kurduğun ilişki yalnızca yöneticinle ne kadar iyi anlaştığını belirlemez. Kendi gücünü bulunduğun yapı içinde nasıl kullandığını da belirler.

Her fikir ayrılığı güç savaşı değildir

Özellikle güçlü mücadele göstergeleri bulunan bazı haritalarda bunu ayırmak önemlidir.

Yöneticinin bir fikrine katılmaması, senin değersiz olduğun anlamına gelmez.

Bir kararının sorgulanması, otoritenin elinden alınması değildir.

Birinin senden farklı düşünmesi de otomatik olarak sana meydan okuduğu anlamına gelmez.

Fakat kişinin haritasındaki bazı kombinasyonlar fikir ayrılığı, kontrol ve güç temalarını birbirine çok hızlı bağlayabilir.

Bu durumda profesyonel ilişkide gereğinden fazla enerji harcanır.

Kişi haklı çıkabilir ama pozisyon kaybedebilir.

Söylediği şey doğru olabilir ama onu söylediği biçim yüzünden etkisini azaltabilir.

Güçlü olmakla her mücadeleye girmek aynı şey değildir.

Bazen gerçek güç, hangi mücadeleye hiç girmeyeceğini bilmektir.

Otoriteye fazla güç vermek de bir güç ilişkisidir

Güç savaşı denildiğinde genellikle çatışma düşünülüyor. Oysa sürekli geri çekilmek de güçle kurulan bir ilişkidir.

Yöneticinin söylediği her şeyi doğru kabul etmek, kendi fikrini ifade etmeden önce onay aramak, hata yapmamak için inisiyatif almamak veya bulunduğun pozisyonun sana verdiği yetkiyi kullanmamak zamanla profesyonel alanını daraltabilir.

Burada çok ince bir çizgi var.

Hiyerarşiyi tanımakla kendi profesyonel ağırlığını hiyerarşinin içinde kaybetmeyi aynı kefeye mi koyuyorsun? Cevabın hayır olmalı ikisi ayrı şeyler.

Bir insan yöneticisine saygı duyarken kendi pozisyonunu da koruyabilir.

Bunun için sürekli meydan okumasına da sürekli uyum sağlamasına da gerek yoktur. Ama gel gör ki bunu herkes yapamıyor çünkü kendi üzerinizde doğru rehberlikle çalışmanız gerekebiliyor.

İş hayatında güç yalnızca unvan değildir

Bir kurumda güç dağılımını anlamak istiyorsan yalnızca organizasyon şemasına bakamazsın.

Bilgi güç yaratır.

Uzmanlık güç yaratır.

İnsanların fikrine başvurduğu kişi olmak güç yaratır.

Doğru insanlarla kurulan ilişkiler güç yaratır.

Bir kriz çıktığında çözüm üretebilmek güç yaratır.

Görünürlük güç yaratır.

Kimin sözüne güvenildiği, kimin toplantıya çağrıldığı, kimin olmadığı yerde eksikliğinin hissedildiği de organizasyon içindeki gerçek konumu anlatır.

Bu nedenle bir insan hiyerarşik olarak yöneticisinin altında bulunurken oldukça güçlü bir profesyonel pozisyona sahip olabilir.

Başka biri yüksek bir unvana sahip olduğu halde gerçek etki alanı düşündüğünden daha sınırlı olabilir.

Astrostrateji’de iş ilişkilerini incelerken bu yüzden yalnızca kişinin kariyer potansiyeline bakmıyorum. Mevcut gücünü nasıl kullanabileceğine de bakıyorum.

Sürekli aynı yönetici tipini mi hayatına çekiyorsun?

Bazen insan yıllar boyunca benzer yöneticilerle çalıştığını fark eder.

Kontrolcü.

Ulaşılması zor.

Sürekli eleştiren.

Fazla talepkâr.

Kişinin emeğini kolaylıkla kendi hanesine yazan.

Ya da tam tersine, hiçbir yön göstermeyen ve bütün sorumluluğu çalışana bırakan yöneticiler.

Burada her şeyi doğum haritasıyla açıklamak doğru olmaz. Gerçekten kötü yönetilen şirketler ve kötü yöneticiler vardır.

Fakat benzer ilişkinin farklı ortamlarda sürekli tekrar etmesi dikkate değerdir.

Çünkü bazen tekrar eden şey karşımıza çıkan insan tipi kadar, bizim o insan karşısında aldığımız pozisyondur.

Sürekli kendini kanıtlayan kişi, kendisinden sürekli daha fazlasını isteyen insanlarla uzun süre kalabilir.

Sınırını geç koyan kişi, o sınırın ne kadar ileri taşınabileceğini deneyen insanlarla daha uzun ilişkiler kurabilir.

Otoriteyle mücadele etmeye çok hazır olan kişi ise nötr bir davranışı bile olduğundan daha büyük bir güç hamlesi olarak okuyabilir.

Doğum haritası burada kader cümlesi kurmak için değil, tekrar eden davranışın yapısını görmek için değerlidir.

Astrostratejik bakış neden formül vermez?

Çünkü iki doğum haritası birbirinin aynısı değildir. Aynı gezegen aynı burçta olabilir. Aynı açı iki farklı haritada bulunabilir. Aynı ev vurgusu iki insanda da görülebilir.

Ama o göstergenin bağlandığı diğer gezegenler, yönettiği alanlar, aldığı açılar ve haritanın genel yapısı değiştiğinde anlamın ağırlığı da değişir.

Bu nedenle benim için astrolojik yorum:

“Haritanda bu var, o halde sen böylesin.” şeklinde ilerlemez.

Bir göstergenin kişinin hayatında nerede, nasıl ve hangi koşullarda aktive olduğunu anlamak gerekir.

Sonra kişinin gerçek hayattaki davranışıyla haritanın söylediği şeyi yan yana koyabilir ve kişiye bir davranış örüntüsü önerebilirim.

Astrostratejik okuma burada başlar.

Haritanın sana gösterdiği çeşitli özellikleri hangi ortamda, hangi dozda ve hangi stratejiyle kullanacağını maksimum dozda kullanabilecek şekilde kendi kapasiteni, algını ve davranışlarını değiştirebilirsin.

Patron değişmeden önce pozisyonuna bak

Bir sonraki yönetici farklı olabilir.

Daha anlayışlı olabilir.

Daha zor olabilir.

Sana daha fazla alan açabilir veya senden daha fazla şey isteyebilir.

Ama sen güç karşısında her defasında aynı pozisyona geçiyorsan yalnızca karşı tarafı değiştirmek hikâyeyi tamamen değiştirmeyebilir.

Bu yüzden kendine şunları sor:

Yöneticimin yanında fikrimi ne kadar rahat söylüyorum?

Bir kararına katılmadığımda bunu ifade edebiliyor muyum?

Eleştiri aldığımda bunu bilgi olarak mı, kişisel bir güç hamlesi olarak mı algılıyorum?

Kendi sorumluluk alanımın sınırlarını biliyor muyum?

Yetkim olduğu halde kullanmadığım alanlar var mı?

Sürekli kendimi kanıtlamak zorunda hissediyor muyum?

Karşımdaki insanın unvanına, gerçekte sahip olduğundan daha fazla güç yüklüyor olabilir miyim?

Bu soruların cevabı iş hayatındaki birçok tekrarın izini verir.

Doğum haritası da bu izin neden tam olarak oradan geçtiğini anlamamıza yardım eder. Astrostrateji’de ise kendi haritanın içinde nasıl hareket edeceğini bilmekbenim felsefemdir.


ASTRODELGA sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

ASTRODELGA sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

ASTRODELGA sitesinden daha fazla şey keşfedin

Bazı şeyler herkese söylenmez. AstroDelga’nın yeni yazıları sana da ulaşsın

Okumaya Devam Edin