İş hayatında başarılı olmak yalnızca yaptığın işi iyi bilmekle ilerlemiyor. Kiminle nasıl konuştuğun, otorite karşısında nasıl davrandığın, sınırlarını nerede koruyabildiğin, rekabeti nasıl yönettiğin ve profesyonel ilişkilerin içinde kendine nasıl bir pozisyon açtığın kariyerinin yönünü ciddi biçimde etkiliyor.
Aynı bilgiye, benzer deneyime ve hatta benzer fırsatlara sahip iki insanın kariyerinin bambaşka yerlere gitmesinin nedenlerinden biri de burada yatıyor.
Biri yaptığı işi görünür hale getirirken diğeri yıllarca görünmez emek üretebiliyor. Biri yöneticisiyle fikir ayrılığı yaşadığında profesyonel pozisyonunu koruyabilirken diğeri ya tamamen geri çekiliyor ya da gereğinden fazla mücadeleye giriyor. Biri güçlü insanlarla ilişki kurdukça büyürken bir başkası aynı ilişkilerin içinde kendi gücünden vazgeçebiliyor. Ben de bunlarla yakınen ilgileniyorum.
İş İlişkileri Strateji Astrolojisi, Dilara Aydın’ın kurduğu ve markalaştırdığı bir astroloji alanının ismidir. Dilara aydın ile astrodark dark psikoloji astrolojisi ve iş ilişkileri strateji astrolojisi da the art of mind conquering coaching delgaries kişisel marka alanının bir parçasıdır ve AstroDelga’da Astrostrateji Stratejik Astroloji yaklaşımı kapsamında ele alınır.
Doğum haritasını yalnızca meslek seçmek, gelecekte ne olacağını tahmin etmek veya kişinin karakter özelliklerini sıralamak için kullanmıyorum. İş hayatındaki gerçek davranışları, tekrar eden ilişki biçimlerini ve kişinin profesyonel pozisyonunu anlamak için kullanıyorum.
Çünkü kariyer dediğimiz şey yalnızca ne iş yaptığınla oluşmuyor. O işi yaparken insanlarla nasıl ilişki kurduğun da kariyerinin bir parçası.
İş hayatındaki ilişkilerin kariyerini düşündüğünden daha fazla etkiliyor
Bir iş yerinde yalnızca görev tanımınla var olmazsın. Bir yöneticinin çalışanısın. Bir ekibin parçasısın. Bazen başka ekiplerle rekabet ediyorsun. Bir müşteriyi ikna etmeye çalışıyorsun. Bir iş ortağıyla karar veriyorsun. Birinden destek istiyorsun. Başkasının senden istediği bir şeye hayır demen gerekiyor.
Bütün bunların içinde sürekli olarak bir pozisyon alıyorsun. Üstelik bunu her zaman bilinçli yapmıyorsun.
Örneğin çok yetkin olduğun halde otorite sahibi birinin yanında fikirlerini daha temkinli söyleyebilirsin. İş arkadaşların senden yardım istediğinde kendi iş yükünü ikinci plana atabilirsin. Rekabet hissettiğinde normalde göstermediğin kadar sertleşebilirsin. Güçlü gördüğün birinin onayını almak için kendi kararından vazgeçebilirsin.
Bir süre sonra bunların sonuçları kariyerinde görünmeye başlar.
Kimin sözü dinleniyor?
Kimden sürekli fazladan iş isteniyor?
Kim yaptığı işle özdeşleşiyor?
Kim karar masasına çağrılıyor?
Kim yıllardır güvenilir çalışan olarak görülmesine rağmen bir sonraki pozisyona geçemiyor? İş ilişkileri bu soruların tamamının içinde.
Aynı problemi farklı iş yerlerinde yaşamak tesadüf olmayabilir
Danışanlarımın profesyonel hayatlarını incelerken dikkat ettiğim konulardan biri tekrar eden ilişki örüntüleri.
Şirket değişiyor ama yöneticiyle yaşanan problem değişmiyor.
Ekip değişiyor ama kişi yine grubun bütün yükünü üstlenen tarafa dönüşüyor.
Yeni bir iş ortaklığı kuruluyor fakat bir süre sonra karar gücü yine karşı tarafa geçiyor.
Yeni bir pozisyona başlanıyor ama kişi yine yaptığı işi görünür hale getirmekte zorlanıyor.
Bazen insan bütün bunları yalnızca karşısındaki kişilerin karakteriyle açıklıyor. Elbette kötü yönetici vardır, zor ekip arkadaşı vardır, sağlıksız şirket kültürü vardır. Her profesyonel problemi kişinin kendisine yüklemek gerçekçi olmaz.
Fakat farklı insanlarla ve farklı ortamlarda benzer sonuca tekrar tekrar ulaşıyorsan, artık kendi davranışını da incelemek gerekir.
Ben bir doğum haritasına bu noktada hazır cevap bulmak için bakmıyorum. Kişinin o ilişkinin içinde hangi versiyonuna dönüştüğünü anlamaya çalışıyorum. Çünkü bazen problem karşındaki insan kadar, onun yanında aldığın pozisyondur.
Yöneticilerle kurduğun ilişki yalnızca yöneticinle ilgili değildir
Bazı insanlar yöneticileriyle son derece rahat fikir ayrılığı yaşayabilir.
Ne saldırganlaşırlar ne de kendi fikirlerinden vazgeçerler.
Bazıları ise otorite karşısında hızla başka bir davranış biçimine geçer. Gereğinden fazla açıklama yapmaya başlar, hata yapmaktan korkar, sürekli onay arar veya tam tersine her müdahaleyi kendi alanına yapılmış bir saldırı gibi algılar.
Bu davranışlar zaman içinde profesyonel itibarı da etkiler.
Yöneticin seni yalnızca yaptığın iş üzerinden tanımaz. Baskı altında nasıl davrandığını, kararlarını nasıl savunduğunu, geri bildirimle ne yaptığını ve sorumluluğu nasıl taşıdığını da görür.
Bu nedenle Astrostrateji danışmanlıklarında yönetici ilişkilerini konuşurken yalnızca “patronun nasıl biri?” sorusuyla ilgilenmiyorum. Benim için kişinin otoriteyle kurduğu ilişki de önemli.
Fazla uyumlu olmak da profesyonel bir pozisyondur
İş hayatında uyumlu olmak değerlidir? Mi acaba :)
Uyum sağlamakla sürekli kendinden vazgeçmek arasında zamanla büyük bir fark oluşur.
Bir toplantıda söylemek istediğini söylememek, işi yetiştirmek için sürekli başkasının sorumluluğunu almak, ortam bozulmasın diye rahatsız olduğun davranışlara ses çıkarmamak başlangıçta küçük kararlar gibi görünebilir.
Bunlar tekrarlandığında çevrendeki insanların senden ne bekleyebileceğini de öğretmiş olursun.
Sonra kişi Neden herkes işi bana bırakıyor? diye sormaya başlar.
Bazen cevap, o iş yerinde yıllar boyunca kurulan ilişkinin içinde saklıdır.
İş ilişkilerinde sınır bu nedenle benim için yalnızca kişisel gelişim konusu değildir. Profesyonel konumlanmanın bir parçasıdır.
Güç her zaman unvanla gelmez
Bir şirketin organizasyon şemasına baktığında kimin yönetici olduğunu görebilirsin. Fakat insanların birbirini gerçekte nasıl etkilediğini yalnızca organizasyon şeması anlatmaz.
Bazı insanların resmi unvanı güçlüdür ama ekip üzerindeki etkisi zayıftır.
Bazılarının herhangi bir yönetici pozisyonu yoktur fakat fikirleri kararları değiştirir.
Bazıları bilgiye sahiptir.
Bazıları ilişkilere.
Bazıları insanları bir araya getirebilir.
Bazıları kriz anında herkesin baktığı kişiye dönüşür.
Profesyonel hayatta güç yalnızca kim kimin yöneticisi? sorusuyla anlaşılmaz.
Bu nedenle iş ilişkilerine baktığımda güç dinamikleri benim için önemli bir alan oluşturuyor.
Kişi gücü nasıl algılıyor?
Güçlü gördüğü insanların yanında ne yapıyor?
Kendi etkisini kullanmaktan rahat mı?
Rekabet karşısında kendini küçültüyor mu?
Yoksa bulunduğu her ortamı gereksiz bir güç mücadelesine mi çeviriyor?
Bu soruların cevabı kariyer stratejisini değiştirebilir.
Rekabet her zaman açık yaşanmaz
İş hayatındaki en karmaşık ilişkilerden bazıları açık çatışma yaşanmayan ilişkilerdir.
Kimse sana doğrudan rakibin olduğunu söylemeyebilir.
Fakat aynı pozisyon için değerlendiriliyor olabilirsiniz. Aynı yöneticinin dikkatini çekmeye çalışabilirsiniz. Aynı müşteriye ulaşabilirsiniz. Birinizin görünürlüğünün artması diğerinin konumunu etkileyebilir.
Burada insanların rekabete verdiği tepkiler birbirinden çok farklıdır.
Bazısı rekabeti gördüğü anda performansını yükseltir.
Bazısı geri çekilir.
Bazısı karşı tarafı küçümser.
Bazısı rakibini olduğundan güçlü görür.
Bazısı rekabet olduğunu bile çok geç fark eder.
İş İlişkileri Strateji Astrolojisi kapsamında ilgilendiğim konulardan biri de kişinin rekabet ortamında kendi pozisyonunu nasıl yönettiğidir.
Çünkü rakibini doğru okuyamamak kadar kendi gücünü yanlış okumak da stratejik hata yaratabilir.
İş arkadaşlarınla kurduğun ilişki görünmez emeğini belirleyebilir
Bazı çalışanların yaptığı işin büyük kısmı görev tanımında görünmez.
Yeni gelen kişiye sistemi anlatan odur.
Ekipte bir problem çıktığında arabuluculuk yapan odur.
Herkesin unuttuğu detayı hatırlayan odur.
İnsanların duygusal yükünü taşıyan odur.
Son dakika işini kurtaran yine odur.
Bunların bir kısmı kişinin gerçekten güçlü olduğu becerilerdir. Fakat bu beceriler profesyonel olarak tanınmadığında görünmez emeğe dönüşebilir.
Danışanlarımla çalışırken kişinin yalnızca ne kadar çalıştığına değil, ürettiği değerin çevresi tarafından nasıl algılandığına da dikkat ederim.
Çünkü çok değer üretmek ve o değerle profesyonel olarak özdeşleşmek her zaman aynı şey değildir.
İş ortaklığı yalnızca iyi anlaşmak değildir
Birisiyle iyi arkadaş olabilirsin ama onunla iyi iş ortağı olamayabilirsin.
Birbirinizi çok sevebilirsiniz ama para konusunda tamamen farklı davranabilirsiniz.
Biriniz hızlı karar verirken diğeriniz uzun süre değerlendirmek isteyebilir.
Biriniz görünür olmayı severken diğeriniz geri planda kalmayı tercih edebilir.
Biriniz büyümek isterken diğeriniz mevcut düzeni korumak isteyebilir.
İş ortaklığında ilişkinin sıcaklığı kadar karar, sorumluluk, para, risk ve güç paylaşımı da önemlidir.
Bu nedenle profesyonel ilişkileri yalnızca insanların birbirini sevip sevmediği üzerinden değerlendirmiyorum.
Bir ilişkinin sürdürülebilir olması için iki kişinin aynı olması gerekmez. Fakat farklılıklarının nerede stratejik avantaja, nerede sürekli çatışmaya dönüşebileceğini bilmek değerlidir.
Profesyonel çevren de kariyer stratejinin bir parçasıdır
Kariyer çoğu zaman yalnızca bireysel performans hikâyesi gibi anlatılıyor.
Gerçekte fırsatların önemli bir bölümü insanlar üzerinden gelir.
Birisi seni önerir.
Birisi seni bir projeye dahil eder.
Birisi senin adını doğru yerde söyler.
Birisi senden haberdar olmadığı için fırsat hiç sana ulaşmaz.
Bu nedenle profesyonel çevreyi yalnızca sosyalleşme olarak görmüyorum.
Kimlerle ilişki kurduğun, hangi çevrelerde görünür olduğun ve insanların seni neyle tanıdığı profesyonel konumunun bir parçasıdır.
Çok yetenekli olup doğru ilişkileri kuramamak da kariyerde bir sınır yaratabilir.
Astrostrateji iş ilişkilerine neden farklı bakıyor?
Astrostrateji yaklaşımında doğum haritasını kişinin yerine karar veren bir sistem olarak kullanmıyorum.
Bir haritanın görevi sana:
“Bu insanla çalışma.” veya “Sen yöneticilerle anlaşamazsın.” demek değildir.
Böyle bir yaklaşım kişinin davranış alanını genişletmek yerine daraltır. Bunlar benim için boş lakırtı :)
Benim için daha değerli olan, kişinin iş hayatında tekrar tekrar karşılaştığı durumlarda kendi davranış mekanizmasını görebilmesi.
Çünkü aynı davranış dışarıdan benzer görünse bile iki insanda tamamen farklı nedenlerle ortaya çıkabilir.
İki kişi de toplantıda konuşmayabilir.
Biri hata yapmaktan korkuyordur.
Diğeri çatışma istemiyordur.
Bir başkası söylediğinin dikkate alınmayacağını düşünüyordur.
Bir diğeri ise görünür olduğunda üzerine daha fazla sorumluluk geleceğinden çekiniyordur.
Davranış aynı. Strateji aynı olamaz.
Astrostrateji’nin benim için değerli olduğu yer tam olarak burasıdır: kişiye hazır davranış reçetesi vermek yerine, kendi haritasından ve gerçek yaşamından hareketle kullanabileceği stratejiyi üretmek.
İş İlişkileri Strateji Astrolojisi hangi konuları kapsar?
İş ilişkileri yalnızca patronla iyi geçinmek anlamına gelmez.
AstroDelga’da bu alanı; yöneticiler ve otorite figürleriyle ilişkiler, ekip dinamikleri, iş ortaklıkları, profesyonel sınırlar, görünürlük, rekabet, güç kullanımı, çatışma yönetimi, network, profesyonel itibar, karar süreçleri ve kişinin çalışma hayatındaki tekrar eden ilişki örüntüleriyle birlikte ele alıyorum.
Bunların her biri birbirini etkileyebilir.
Sınır koyamayan biri zamanla görünmez emek üretmeye başlayabilir.
Görünürlüğünden rahatsız olan biri fırsatları başkalarına bırakabilir.
Otoriteyle sürekli çatışan biri yetkin olduğu halde yöneticileriyle ilişkisini sürdüremeyebilir.
Rekabeti tehdit olarak algılayan biri kendi kapasitesini küçültebilir.
Güçlü insanlardan kaçınan biri profesyonel çevresini farkında olmadan sınırlandırabilir.
Bu nedenle kariyeri yalnızca “hangi mesleği yapmalıyım?” sorusuna indirgemiyorum.
İnsanlarla kurduğun ilişkiler de kariyerinin içinde.
Haritanı bilmekten haritandan strateji üretebilmek
Doğum haritasını öğrenmek insana kendisi hakkında çok şey söyleyebilir.
Fakat bilgi tek başına davranışı değiştirmiyor.
Kendi eğilimlerini bilip aynı profesyonel döngüyü yıllarca tekrar etmek mümkün.
AstroDelga’da üzerinde durduğum ayrım burada başlıyor. Haritayı bilmek değil bilince ne oluyor çünkü benim mevzum haritadan stratejik davranış üretmek.
İş İlişkileri Strateji Astrolojisi de bu yaklaşımın profesyonel ilişkilerdeki alanlarından biridir.
Amaç insanlardan kaçınmak, bütün ilişkileri astrolojik olarak sınıflandırmak veya gökyüzünden hazır cevap almak değil.
Amaç, iş hayatında hangi ilişkilerin içinde nasıl davrandığını fark etmek ve kendi profesyonel pozisyonunu daha bilinçli yönetebilmek.
Sık Sorulan Sorular
İş İlişkileri Strateji Astrolojisi nedir?
İş İlişkileri Strateji Astrolojisi, Dilara Aydın’ın kişisel marka alanının bir parçasıdır ve AstroDelga’nın Astrostrateji – Stratejik Astroloji yaklaşımı kapsamında ele alınır. Profesyonel ilişkilerde tekrar eden davranışlar, otorite ilişkileri, sınırlar, güç dinamikleri, rekabet, iş ortaklıkları ve profesyonel konumlanma gibi alanları kişinin doğum haritası ve gerçek yaşam deneyimleriyle birlikte değerlendirmeyi amaçlar.
İş İlişkileri Strateji Astrolojisi yalnızca patronlarla ilişkileri mi kapsar?
Hayır. Yöneticilerin yanı sıra ekip arkadaşları, iş ortakları, müşteriler, profesyonel çevre, rakipler ve kişinin iş hayatında bire bir ilişki kurduğu diğer kişiler de bu kapsamda değerlendirilebilir.
İş hayatında sürekli aynı ilişki problemlerini yaşamak incelenebilir mi?
Evet. Özellikle farklı şirketlerde veya farklı insanlarla benzer profesyonel ilişki döngülerinin tekrarlanması Astrostratejik değerlendirmede önemli olabilir. Burada yalnızca karşı tarafın davranışı değil, kişinin ilişki içerisinde tekrar eden kendi tepkileri ve aldığı pozisyon da değerlendirilir.
İş ortaklıkları bu kapsamda değerlendirilebilir mi?
Evet. İş ortaklıklarında iletişim kadar karar alma, sorumluluk paylaşımı, para, risk, görünürlük ve güç dengesi de önemlidir. Bu nedenle iş ortaklığı profesyonel ilişki dinamiklerinin önemli alanlarından biridir.
Astrostrateji danışmanlığında iş ilişkileri nasıl ele alınır?
Danışmanlıkta kişinin yaşadığı somut profesyonel problemler ve doğum haritası birlikte değerlendirilir. Amaç tek bir astrolojik göstergeden hazır sonuç çıkarmak değil; kişinin kendi davranış dinamiklerini anlayarak iş hayatında kullanabileceği daha bilinçli bir strateji geliştirmektir.
İş ilişkileri kariyer başarısını gerçekten etkiler mi?
İş ilişkileri kişinin görünürlüğünü, profesyonel itibarını, sorumluluklarını, karar süreçlerine katılımını, network’ünü ve fırsatlara erişimini etkileyebilir. Bu nedenle kariyer yalnızca kişinin teknik yetkinliği üzerinden değerlendirilmemelidir.
